Bakan Nebati sahneye böyle çıktı

AK Parti Mersin milletvekili adayı olan Nebati, Ulu Cami’de cuma namazını kıldıktan sonra çıkışta vatandaşlarla sohbet edip fotoğraf çektirdi.

Edip Buran Spor Salonu’nda düzenlenen 28. Dönem AK Parti Mersin Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı’na katılan Nebati, ramazan gününde, insanı, tarihi, yaylaları, narenciye bahçeleri, sahil yolları ve her yanı güzellikle bezenmiş Mersin’de bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Yakın zamanda yaşanan deprem ve sel felaketleri nedeniyle bu ramazanı buruk duygularla idrak ettiklerini dile getiren Nebati, “asrın felaketi”nde her kesimden insanın sergilediği asrın dayanışmasının, kendilerini bir arada tutan kardeşlik bağlarının ne denli sağlam olduğu gösterdiğini vurguladı.

Bakan Nebati, Mersinlilerin depremzedelerin de yanına koştuğunu, aşını, ekmeğini ve evini onlarla tereddütsüz paylaştığını belirtti.

Mersin’i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na güçlü adımlarla taşımak için hazır olduklarını aktaran Nebati, “Türkiye Yüzyılı için doğru adam Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz, Genel Başkan’ımız Recep Tayyip Erdoğan.” dedi.

Nebati, 21 yıl önceki Türkiye’de istikrarsız koalisyon hükümetlerinin kriz ve sayısız sorunlara sebep olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“28 Şubat’ın gölgesinde geçen 2000’li yılların başlarında, sadece siyasal krizlerle değil, insanımızın en temel haklarına yönelik sistemli demokrasi ihlallerinin olduğu, teröre her gün köy öğretmenlerini, korucularını şehit veren, sınır güvenliğini dahi sağlamakta zorlanan, kendi tarihine ve öz değerlerine adeta üvey evlat muamelesi yapan, vesayet zihniyetinin hüküm sürdüğü bir ülke ve adeta tam bir iktisadi buhran ortamıyla karşılaşırız 21 yıl öncesinin Türkiye’sinde. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan anayasa fırlatma krizini, rahmetli Ecevit o zaman bir ‘devlet krizi’ olarak nitelemişti. O vakitler gecelik faizlerin bir ara tam yüzde 7 bin 500’lere kadar fırlamış olduğunu da hatırlatmak isterim. Ekonominin çarklarını ancak IMF’den gelen taşıma suyla, onu da ağır aksak döndürebilen, memur maaşı ödemelerini dahi yapmakta güçlük çeken bir Türkiye gerçeğini de hatırlayın.”

“AYASOFYA’YI YILLAR SONRA YENİDEN İBADETE AÇAN İRADENİN TA KENDİSİYİZ”

Bakan Nebati, 21 yılda her alanda elde ettikleri kazanımlar sayesinde o umutsuz eski günleri, o eski Türkiye’yi tarihin tozlu sayfaları arasında bıraktıklarını belirterek, şöyle konuştu

“Ancak şimdi kalkıp 7’li koalisyona bir sorsanız, size AK Parti öncesi döneme dair kim bilir ne güzellemeler yaparlar. Hiç boşuna uğraşmasınlar. O dönemde bitmek bilmeyen kemer sıkma politikalarıyla adeta inleyen, inancı ve değerleri yüzünden sürekli horlanan milletimiz, gerçeğin ne olduğunu çok net bir şekilde biliyor. Biz geçmiştekiler gibi milletimize tepeden bakan, başörtüsünü ‘bez parçası’, seccadeyi ‘halı parçası’ olarak gören bir kibirden ve düşmanlıktan da asla beslenmiyoruz. Tam tersine bizler, ‘Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli’ mısralarını kalbine nakşetmiş olan ve ecdadımızın bize emaneti Ayasofya’yı yıllar sonra yeniden ibadete açan iradenin ta kendisiyiz.”

Nebati, 12 milyonu aşan üye sayısıyla ülkenin açık ara en büyük sivil toplum örgütü olan AK Parti’nin tam bağımsız, büyük ve güçlü Türkiye idealiyle durmadan ve yorulmadan yürüyenlerin, asırlık eser ve hizmetlere imza atanların partisi olduğunu ifade etti.

Bu 21 yıllık sürede, sadece savunma sanayisinde gerçekleştirdikleri atılımların başlı başına binlerce sayfalık bir destan olduğunu aktaran Nebati, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Cumhurbaşkanı’mız daha geçtiğimiz günlerde en büyük ve en ağır helikopterler ile İHA’ların dahi iniş kalkış yapabileceği, kendi alanında dünyanın ilk savaş gemisi olan TCG Anadolu’yu Deniz Kuvvetlerimize teslim etti. Bugün yerli ve milli İHA’larımıza, SİHA’larımıza, tanklarımıza, helikopterlerimize, füze sistemlerimize, son teknolojiyle donatılmış milli muharip uçağımıza, Kızılelma’mıza ve daha nice başarımıza tüm dünya adeta gıptayla bakıyor. Bu yaptıklarımız nedir? Bunlar, vatan sevgisinin işte ta kendisidir. Biz tüm bunları, hain darbe girişimleri karşısında tankların önünde durmaktan asla çekinmeyen, demokrasi aşığı milletimizin sağlam iradesi ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızın güçlü liderliğiyle başardık. Sayısız hastaneleri, okulları, sanayi tesislerini, köprüleri, yolları, Marmarayları, Avrasyaları, barajları ve daha nice asırlık hizmetleri 21 yıla sığdıran biziz, Sayın Cumhurbaşkanı’mız, ekibi, bu millet.”

“SON 50 YILLIK TARİHİMİZİN EN İYİ BÜYÜMESİNİ GERÇEKLEŞTİRDİK”

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, ülkenin IMF’ye olan tüm borçlarını kapattıklarını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“2002 yılında 238 milyar dolar seviyesinde olan gayrisafi yurt içi hasılamızı 2022 yılında tam 905,5 milyar dolara kadar taşıdık. Biz ne yaptık? 2002 yılında 46,3 milyar dolar olan yatırımları 2022 yılında 268,3 milyar dolar seviyesine çıkardık. Biz ne yaptık? İnsan odaklı Türkiye Ekonomi Modelimizle büyümede, istihdamda, ihracatta, turizmde tarihi rekorlar kırdık. Hem de tüm bunları, küresel sarsıntıların zirve yaptığı, adeta krizler çağı olarak tarihe geçecek olan bir dönemde, tüm engelleme girişimlerine, tüm mesnetsiz saldırılara rağmen yaptık. 2021 yılında yüzde 11,4’lük bir büyüme oranıyla son 50 yıllık tarihimizin en iyi büyümesini gerçekleştirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın patlak verdiği, küresel resesyon kaygılarıyla geçen 2022’de sağladığımız yüzde 5,6’lık büyümeyle G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmayı başardık.”

Bakan Nebati, istihdam, ihracat, KOBİ’lerin sayısı ve turizm gelirleriyle ilgili bilgi vererek, büyüyen ve güçlenen ekonomi sayesinde ücretli çalışan vatandaşların refah düzeyini de artırdıklarını vurguladı.

Çarpıtılmış bazı rakamlarla karamsarlık yayma yarışındakilere asla kulak asılmaması gerektiğini dile getiren Nebati, 2002’de ticari kredilerin milli gelire oranı yüzde 11,7 seviyesindeyken bunu da 2022 yılında 45,3’e kadar taşıdıklarını anlattı.

“TOGG NEREDE?’ DİYE SORANLARA NAZİRE OLSUN DİYE ARACIMIZLA GELDİK”

Nebati, Türkiye’nin yeşil dönüşümünde mihenk taşı olan elektrikli aracı ve milli gururu Togg’u da planladıkları şekilde yollara çıkardıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Bakan Nebati Togg ile geldi buraya, kapının önünde. ‘Togg nerede?’ diye soranlara nazire olsun diye aracımızla geldik. Bu temeli attığımızda ‘Neyin temelini atıyorlar?’, fabrikanın binası yükselmeye başladığı zaman ‘Bunun içi boş.’ dediler. İçine makineler gelmeye başladığında ‘Hani araç?’ dediler. Yürüyen banttan ilk Togg aşağı indiğinde ‘Bu burada üretilmedi.’ dediler. Seri üretime başlayıp yollarda görülmeye başlayınca ‘Aynı aracı bakanlar farklı zamanlarda kullanıyor.’ dediler. Araca dokunup, aracın gerçek olduğunu görünce, ‘Hani bunun egzozu?’ diye sormaya başladılar. Bunun için gören göz, duyan kulak ve bir şuur lazım. Hatırlayın köprüde de Avrasya’da da ‘Olmaz’ dediler. ‘İkinci, üçüncü köprüye ne ihtiyaç var?’ dediler. Havaalaanına ‘Ne ihtiyaç var, niye yapıyoruz?’ dediler. Şehir hastanesini gereksiz gördüler. İşte bunlar hepsi aynı cibiliyette olan insanlar. Bugün 7’li koalisyon ortaklarının, bizlere ‘Yapamazsınız, ne gerek var ki şimdi buna, bunu asla başaramazsınız.’ dedikleri ancak milletimizin çok uzun yıllardır hayallerini süsleyen hangi eser, hangi hizmet varsa çok şükür gerçekleştirmek için Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde bizlere nasip oldu. Allah’ın izniyle ülkemiz için Mersin’imiz için daha neler neler yapacağız.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir